REFORM HABER - Tarih boyunca ticaretin kalbi olan bedestenler, Osmanlı ve İslam dünyasında önemli bir yere sahip kapalı çarşılardır.

Değerli malların alınıp satıldığı, sağlam yapılarıyla güvenli alışveriş imkânı sunan bu ticaret merkezleri, şehirlerin ekonomik ve sosyal hayatına yön vermiştir.

Osmanlı döneminde birçok büyük şehirde inşa edilen bedestenler, günümüzde hala tarihi ve kültürel miras olarak varlıklarını sürdürmektedir.

Gaziantep'te hangi bedestenler var?

Gaziantep Bedesten Çarşısı iki tanedir. UNESCO kayıtlarına göre dünyanın en yaşlı şehri olduğu belirtilen (5.600 yaşında) Gaziantep'in “Zincirli Bedesten” ve “Kemikli Bedesten” adını taşıyan bu iki tarihî çarşısı, bugün de şehrin en önemli ticaret merkezi olarak kabul edilmektedir.

Gaziantep'in tarihi AVM'si: Zincirli Bedesten

Gaziantep'te geçmişte ticari hayatın merkezi olan Zincirli ve Kemikli bedestenleri, yapılan restorasyonlar sayesinde günümüzde de canlılığını koruyor.

Gaziantep'te geçmişte ticari hayatın merkezi olan Zincirli Bedesten, bugün de büyük ilgi görüyor.

Darendeli Hüseyin Paşa tarafından 1718'de L biçiminde yaptırılan Zincirli Bedesten'te 73 dükkan yer alıyor.

Osmanlı döneminden günümüze kadar alışveriş merkezi (AVM) gibi hizmet veren bedestenlerde, yöresel ürünlerden tekstile ve hediyelik eşyalara kadar çeşitli ürünlerin satışı yapılıyor.

Darendeli Hüseyin Paşa tarafından 1718'de L biçiminde yaptırılan Zincirli Bedesten 68 dükkanla varlığını devam ettirirken, Müftü Hacı Osman Efendi tarafından 1865'de yaptırılan Kemikli Bedesten 48 dükkanın olduğu ince uzun mimarisiyle inşa edildiği zamanı yansıtıyor.

Bedesten kelimesi Farsça kökenli kelime, bedestenler geçmişten günümüzdeki AVM'lerin işlevini görüyor.

Evliya Çelebi'nin 17. yüzyılda İstanbul'da 3, Gaziantep'te de iki bedestenin varlığından söz eder. "Bu bize Gaziantep'te etkili bir ticari hayatın olduğunu gösteriyor. Tarih süreçte kentte 6 bedesten olduğunu biliyoruz. Şu an işlevini sürdüren, varlığını bildiğimiz iki bedesten kalmıştır. Biri Zincirli Bedesten diğeri de Kemikli Bedesten." 

Kapı ve dükkan sayısı azalmış

Ticaretin kalbinin attığı bedesten ve hanlar, günümüzde de çeşitli şekillerde varlıklarını sürdürüyor.

Zincirli Bedesten Darendeli Hüseyin Paşa tarafından vakıflara ve camilere gelir sağlaması için yaptırılmış.

"80 dükkan ve 5 kapısı vardı. Günümüzde 3 kapıya 68 dükkana düşmüştür. 1938 yılında şu anda olmayan üst katı yapılıyor. 1957 yılında büyük bir yangın meydana gelmiş. Burası uzun zaman kullanılamamış. 1965 yılında yeniden açılarak hayvan ticareti yapılmış, kasapların faaliyetinde olmuş. 2008 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restorasyonu tamamlanan Zincirli Bedesten bugün işlevini devam ettiriyor. İçerisinde baharatçıları ve turistik eşya satıcılarının olduğu bir mekan durumunda. Doğu, kuzey tarafında iki oda varmış. Zamanında buralarda şeyhlerin oturduğunu düşünüyoruz. Burası ticaretin geliştiği bir yer olduğu için ürünlerin fiyatını, güvenirliğini, kalitesini kontrol etmek amacıyla bedesten şeyhliği varmış. Bedestenlerin daha canlı dürüst çalışmasını kontrol ediyorlarmış. Bir şehirdeki ticaretin gelişmişliği hanlara, kervansaraylara, bedestenlere bağlı."

"Bedestenlerde güvenlik had safhada"

Zincirli Bedesten'in L biçimindeki yapısıyla Anadolu'daki diğer bedestenlerden ayrılır. Mimarisi İstanbul'daki Mısır Çarşısı ile benzer.

Bedestenler geçmişte paraların da konulduğu yerler olduğu için kalın taşlardan yapıldıklarını ve demir kapılarla korunurdu.

"Tüccarlar veya mal satanların kendisini güvende hissetmeleri için bedestenler, hanlara göre daha korunaklı yapılmıştır. Zincirli Bedesten'in içi havara, dışı keymıh taşından yapılmıştır. Aslında Zincirli kayıtlarda geçmez, adı Darendeli Hüseyin Paşa Bedesteni'dir. Halk, akşam kapısını kapatırken büyük zincirler bağlandığı için bu yapıya Zincirli Bedesten denmiştir. Kemikli Bedesten günümüzde daha çok kuyumcuların, havlu satanların, çeyiz eşyası dükkanlarının bulunduğu bir yer. İki kapısı var. İnce uzun bir yapı. 48 dükkan var. Burasının da altı mezarlıkmış. Yapılırken altından kemik çıktığı için adı böyle anılmış."

Gaziantep ulaşımında yeni dönem! Bisiklet yolu 100 kilometreye ulaştı... Gaziantep ulaşımında yeni dönem! Bisiklet yolu 100 kilometreye ulaştı...

Kurulduğu günden itibaren ticaret yapılan bedesten, 1957 yılında çıkan yangına kadar işlevini sürdürdü. 1965 yılında yeniden açılarak hayvan ticareti ve kasaplık yapılmaya başlanan bedesten, 2008 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edildi.

Bugüne kadar alışveriş amaçlı hizmet veren bedestende, yöresel ürünlerden tekstile ve hediyelik eşyalara kadar çeşitli ürünlerin satışı yapılıyor.

Bedesten eskiden alışveriş hayatının nabzının attığı, üstü kapalı içinde alışveriş yapılan, ince uzun, üstü kapalı çarşılardır. Eskiden sayıları beş iken günümüzde sağlam olarak ayakta kalıp ticari fonksiyonlarını devam ettiren bedestenler; Zincirli Bedesten, Hüseyin Paşa Bedesteni ile yan yana ve birbirine bitişik olarak yapılan Kemikli Bedestendir. 

20170927110237385 Zincirli Besdesten

 Zincirli Bedesten:

XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan Zincirli Bedesten, halk arasında “ Kara Basamak Bedesteni” olarak bilinir uzun yıllar kasaplara ev sahipliği yaptığı için et hali olarak da adlandırılan tarihi yapı vakıflar bölge müdürlüğünün yaptırdığı restorasyon çalışmaları sonrasında genişlikleri 10- arasında değişen 73 dükkan ile  ticari faliyette bulunmak isteyen özellikle baharatcı ve turistik eşya satıcılarına otantik bir ortam sunmaktadır. Bedestenin beş kapısı bulunmaktadır.Güney kapısındaki dört mısralık kitabenin yazarı kusiri’dir. Biri kuzeyden güneye,diğeri doğudan batıya uzanan ve birbiri ile kesişen iki bölümden meydana gelmektedir. Üstü kapalı ve tek katlı bir yapıdır.Daha sonraları üzerine bir kat daha yapılarak Adliye binası olarak kullanılmışsa da 1957 yılındaki yangında bu bölüm tamamen yok olmuştur.

  Kemikli Bedesten         

     19.yüzyılda (1865) Müftü Hacı Osman Efendi tarafından yaptırılmış olup, Her biri 15X60 ebadında olan iki bölümlü, dikdörtgen planlı ve kesme taştan yapılmış bir yapıdır.Temel kazıları sırasında kemik bulunduğu için adına halk tarafından Kemikli Bedesten denmiş ise de asıl adı Mecidiye Bedestenidir. Çatısı oval şekilde yapılmış olan bedestenin, doğu ve batı bölümlerinde ikişer girişi bulunmakta ve içerisinde 72 dükkan bulunmaktadır. Bedestenler inşa edildikleri zamanın mimari üslubunu göstermektedirler.

        Bedestenler eskiden her gün dua ile açılır ve ticarete başlanırdı. Açılışta “Ey Rabbimiz, günümüzü aydın, pazarımızı hareketli, kazancımızı bereketli kıl. Kazancımıza haram katmadan, hileli mal satmadan, tembel tembel yatmaktan, aldatmaktan, aldanmaktan,hırstan, hileden, faiz kazançtan, şeytana ve nefsimize uymaktan, düşman şerrinden, kul hakkından, insanları ezmekten ve ezilmekten bizi koru.

2018 09 Antep3

Namerde muhtaç eyleme. Geçim sıkıntısı çektirme, çok verip azdırma, az verip bezdirme. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, borçlularımıza ihsan eyle Allahım. Kaza ve belalardan bizleri koru. Ya Rabbi bizleri nimetine şükreden, gerektiği zaman sabreden, kanaatli, gönlü zengin kullarından eyle Allahım Amin.” Diye dua edilirdi. 

Peki, bedestenler nedir ve ne amaçla kullanılmıştır?

Bedesten Nedir ve Ne İşe Yarar?

Bedesten, Osmanlı döneminde genellikle kıymetli eşyaların, mücevherlerin, kumaşların ve değerli malların alınıp satıldığı kapalı çarşı türüdür.

Genellikle sağlam taş duvarlarla inşa edilen, üzeri kubbelerle örtülü ve güvenliği yüksek olan bu yapılar, ticaretin merkezi konumundaydı.

Bedestenlerin İşlevleri

Ticaret Merkezi: Değerli malların alım satımının yapıldığı önemli çarşılardır.

Ekonomik Hayata Katkı: Esnafların işlerini sürdürdüğü, ticaretin canlandığı yerlerdir.

Güvenli Depolama: Değerli eşyaların korunması için sağlam ve güvenli yapılar olarak kullanılmıştır.

Sosyal ve Kültürel Merkez: Sadece ticaret değil, aynı zamanda sosyalleşme ve bilgi alışverişinin yapıldığı yerlerdir.